14 Aralık 2012 Cuma

11 Ekim 2012 Perşembe

...

İçime  işledi bu fotoğraf.....

21 Eylül 2012 Cuma

Amelie-Replikler

 Benim adım Medline Valesse. Bir deyim vardır. Medline gibi ağlamak öyle değil mi?
-Evet
- Bir yer var Valesse çeşmeleri. Görüyorsun gözyaşları benim kaderim…
__________________________________________________ ________________

-Oysa siz bir sebze bile olamazsınız çünkü enginarın bile kalbi var.
__________________________________________________ ________________

- Hayat çok tuhaf.Çocukken zaman çok yavaş geçer. Sonra bir de bakmışsın 50 yaşına gelmişsin ve çocukluğundan ne kaldıysa geriye bir kutuya sığmıştırtozlu bir kutuya.
__________________________________________________ _________


-Ne kötü genç ve güzel bir prensesti
-Yaşlı ve çirkin olsaydı o kadar kötü olmaz mıydı?
__________________________________________________ _________________

-Parmak gökyüzünü gösterdiğinde sadece aptallar parmağa bakar.
__________________________________________________ _________________


-Sensiz şu anki duygularım ancak geçmişin kuru bir kabuğu olabilir.
__________________________________________________ _________________


-Işıklandırmana dikkat et. Işığın üzerinde her zaman karanlık vardır her zaman.
__________________________________________________ _________________


-Doğru zaman gelince tereddüt etmeden çitin üzerinden atlamalısın.
__________________________________________________ _________________


-Hayat asla sahnelenemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibaret.
__________________________________________________ _________________


-Mucizelere inanır mısınız? 
+Bugün değil.
__________________________________________________ _________________


-İki insana birbirlerine aşık olduklarını söylersen olurlar.
__________________________________________________ _________________


-Kemiklerin camdan değil. Ama hayat seni de kırabilir.

13 Eylül 2012 Perşembe

4 Eylül 2012 Salı

Yazdırtmayın bana şimdi

Ağlamaklı şarkılar dinliyorum biraz işimi kolaylaştırsın diye...
Ritmi 2/4 luk veya 4/4 lük hiç fark etmez  gözlerimi ıslatsın yeter diye dinliyorum bütün insafsızların ardından yazılan o köhne şarkıları...
Başımı  bir koğuğa sokup orada son nefesimi vermek istiyorum..
Hiç bir bok anlamıyorum kimsiniz siz a.q. neden farklı şeyleri konuşuyoruz neden söylediklerinizden bir sikim anlamıyorum neden bu kadar malsınız ?
Bunları demek geçiyor bazen içimden sonra isyan etmekten korkuyorum her şey gibi isyan etmeye de o kadar soğuk bakmamaya başladım kafayı yemek üzereyim. .
Kurallarını kendi çizdiğim bir dünya da yaşamak istiyorum...
Şehitleri olmayan arındırılmış bir Türkiye'de...
Buradanda sövsem beni hapse atarlar mı ? 
Yazacağım çok şey var bu konu hakkında yapacağımda çok şey....
İnek gibi süzülen biri olarak ölmeyeceğim bir şeyler götüreceğim yanımda yada birilerini...

Koyverdun Gittun Beni-Gülbeyaz Dizisinden

24 Ağustos 2012 Cuma

23 Ağustos 2012 Perşembe

19 Ağustos 2012 Pazar

3 dakika sonra doğum günüm....

Kurt 27 yaşına girince mi gitmişti 27 biterken mi ?
Büyük rakçılardan kim kaldı herkes gitti 27'de birde antebin plakası aslında sinerjikş bir ölüm olur.
Herkesi ölümümle cezalandırmak istiyorum.Keşke bunu hayatta en az bir defa deneme şansımız olsaydı kimse bilmeden hani bir kapıdan çıkıp diğer kapıdan tekrar girsek yani atıyorum afrika veya kutuplar hiç fark etmez...
Saçma sapan şeyler düşünüyorum ben'lik denilemeyecek şeyler aklımın içini kurcalıyor...dün yaptıklarım bu gün çok saçma o'nu seviyor olmam hariç....
Yazık ettim hep bir şansım olmasını düşünerek geride bıraktığım zamana...
Takıntılarım takıntı olmaktan çıktı saplantı olmaya başladı.Artık aynı şeyleri dinleyip aynı şeyleri izlemiyorum.Farklı yemekler yiyorum arkadaşlarımdan çok mu farklıyım ?
Onlar yemiyor rus salatası kadınbudu nuget kfc sanırım bir çoğu hiç yememiştir bile....Bunu düşünerek küstahlaşma sınırlarını mı zorluyorum insanlık adına ?
bu benim suçuım mu ? bayramları sevmiyorum halay sevmiyorum el öpmeyi sevmiyorum elimi öptürmeyi sevmiyorum sigara alkol sevmiyorum uzun uzun saatlerce konuşmayı sevmiyorum yoğurtlu yemekleri sevmiyorum koyun inek kokusunu sevmiyorum trip sevmiyorum yağlı yemek sevmiyorum arabesk sevmiyorum çalıştığım iş yerini sevmiyorum....
Sevdiklerim de var bu hayatta....
Bu aralar kitap alıp okumayı seviyorum yemek yapmayı seviyorum yalnız kalmayı seviyorum müzik dinlemeyi seviyorum müzik yapmayı seviyorum o'nu düşünmeyi seviyorum o'na benzediği için bu  aralar sıla yı seviyorum nirvana rasmus seviyorum yalnız yürümeyi seviyorum balıkları mı izlemeyi seviyorum fight club izlemeyi seviyorum acıtasyon filmler izlemeyi seviyorum kafamda kısa film senaryoları tasarlamayı seviyorum köyü seviyorum bazen her baktığım kişinin gözlerindeki parıltıdan acıklı bir hikaye oluşturuyorum kafamda bunu seviyorum evanescence dinliyorum onu hatırlattığı için o'nu seviyorum....

böyle olması için çaba harcamadım oalyın neden buralara geldiğini bende bilmiyorum içimden geldiği gibi davrandım kimseyi üzmek istemedim geldiğimiz noktadan nerede gözüktüğümü bile kestiremiyorum artık...
Aile kavramını kafamda yakıp yıkarken hiç bir şey hissetmediğimi fark ediyorum çünkü onlar yanlış yaptı ve beni tamamen kaybettiler... böyle olmasını istememiştim...

16 Ağustos 2012 Perşembe

11 Ağustos 2012 Cumartesi

5 Ağustos 2012 Pazar

...

Daha önce de  söyledim. Bir şiir yazılabilir bu hikayeler üzerine yada 7-8 dakikalık uzun metrajlı ölenlerin hikayesinin anlatıldığı bir haber yapılabiliriherkesin gözlerini dolduran...
Yazık yazık ki ne yazık o kadar alıştı ki millet skor tutmaya başladı 3 bizden  5 onlardan yada daha fazla....
Medya insanları o kadar duygusuzlaştırıp bu işi o kadar sıradanlaştırdı ki sanki ölenler başka milletin başka ülkenin askeleri...
Bu ülkenin üzerinde oyunlar oynanmış yüzyıllarca hüküm süren bir devlet bile içten içe isyanlarla binbir türlü oyunlar la yıkılmış...
Yazılacak çok şey var ama şimdi gidip tertemiz hava da sıcacık yatağıma uzanıp uyuyacağım ne aklımda kalan şehit haberiyle nede başka sıkıntılarla...
Ne kadarda duygusuz bir millet olduk...

24 Temmuz 2012 Salı

www.sikayetimvar.com.tr

''Ne lan bu açma kesme ücreti''  


biraz küfür edip rahatlamak istiyorum...
Ramazan dolayısı ile biraz üstü kapalı konuşucam..
1-geçenlerde turkcell faturamı ödemeyi unutmuşum her türk genci gibi onlarda haliyle 5-10 gün sonra kesmişler ben kesilince fark ettim...neyse tabi ki eşşek gibi gidip ödedim faturayı bir sonraki fatura geçenlerde geldi verdikleri süreyi aşmamış olmama rağmen fatura biraz faazla gelince müşteri hizmetlerini aradım neden fazla geldiğini sordum...''açma kesme ücreti var beyfendi'' dedi...tedaştan mı öğrendiniz a.q. dedim  prosedür böyle dedi sende haklısın dedim....
2-ttnet i yatırmayı unutmuşum internet faturasını kesti tabiki arkadaşlar bir gün sonra gittim yatırdım bir sonraki ay yine kabarık geldi sabit fiyatı geçmiş fatura aradım tabi ki dururmuyum sordum hayırdır bu fatura neden böyle diye '' açma kesme ücreti eklenmiş beyfendi'' dedi...tedaştan mı öğrendiniz sizde dedim kapattım...
3-elektrik faturasını yatırmayı unutmuşum düğün deniz felan derken  gelip elektriği kesmişler bu gün gittim yatırdım faturayı sadece bir fatura için kesmişler tabi ki geçenlerde burada birinin 6 tane ödenmemiş faturasını kendi elimle ödedim.... ve bir başkasının da elinde gördüm adamın 2010 yılından kalma borcu var 


4-geçen aylarda d-smart faturasını ödemeyi unutmuşum :) kestiler tabi sonra ödedim internetten baktım extra bir 20 tl var aradım bu ne diye açma kesme ücreti beyfendi dediler niye siz elektrik dağıtıcısımısınız dedim.kurallar böyle dedi bende açtırmıyorum kapat dedim nasıl demişim iyi dedim bence....




Şu hâle bakın yazık ne millet olduk çıktık 5-10 sene önce insanların bu kadar borcu bu kadar gideri mi vardı. Çıkıp götünü yırtanlara bir şeyler söylemek istiyorum buradan ulan millet iş buluyor çalışıyor diyorsunuzda milletin başka çaresi kalmadı ki... ben fabrikada kime sorsam 10 kişiden 7 sinin ya kredi kartlarına yada bankalara kredi borcu var ne yapsın adam bu kadar kolay kredi verdirtirsen bankalara milleri borçlandırıp  borçlandırıp 800 tl maaş la çalıştırmaya zorlarsan o zaman çıkar götünüz yırtılana kadar  bağırırsınız işsizlik yok bu ülkede diye...tabi millet cahil millet gerizekalı bunu ne zaman anlar sorgularlar bilmiyorum bende bu tuzağın bir parçasıyım bu ülkede yaşadığım için....
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak çünkü her geçen gün dibe batıyoruz...bu bir şikayet değil bu olağan bir durum yazdıklarım siz takılın bende öyle yapıyorum.....





2 Temmuz 2012 Pazartesi

1 Temmuz 2012 Pazar

Kurban-Usulca


Aylardır sana yazıp yazmama arasında gidip geliyorum.yazmak istemediğimden değil ne yazacağımı bilmediğimden kararsızlığım.
Çok çaresizim önünde diz çöküp ağlamak istiyorum sadece seni görebilmek sana dokunabilmek için…
Sana yalvarmak istiyorum hayatımdaki en önemli kişi olduğunu düşünerek geçiyor her günüm…
Geçmişte yaptığım salaklıklar için teker teker özür dilemek istiyorum
Konuştuğumuz sesinini duyduğum her gecenin özlemini çekiyorum.
Sınava hazırlanıyorum tek amacım seninle aynı şehirde yaşamak ve seni görmek…
Kimse beni anlamıyor kafamın içinde sürekli fırtınalar kopuyor büyüdüm diyorum bu gün büyüdüm diyorum bir sonraki gün bakıyorum yapmam gereken yeni bir şey ve hayatıma kattığım yeni bir şeyler oluyor..onun için geçmişteki salak olarak aklında kalmak orada olmak istemem…
Seni çok seviyorum ekmek gibi su gibi en sevdiğim yemek gibi seni düşünüyorum her an sesini duymak istiyorum kimsenin sesi senin gibi bana huzur vermiyor seni çok özlüyorum..
Senden bir şey istemiyorum sadece sesini duymak konuşmak istiyorum belki bu yazdıklarım sana komik gelebilir ama 1 yıldır her an aklımdasın seni unutamıyorum…
Her gün emre aydın dinliyorum çok salakça ama evet bunu yapıyorum…bazen sabahlara kadar aynı şarkıyı dinliyorum sanırım hala küçük bir çocuğum…
Hayatında hep kimsenin olmadığı hayaliyle yaşıyorum birine sevdiğini söylediğinde benim için yıkım olmuştu..yanına geldiğimde gözlerine bakamadığımda ağlamamak için kendimi zor tutmuştum bunu sana söyleyemedim ama öyleydim sana komik gelebilir eminim şu an gülüyorsun ama senin içini görebiliyorum bunu hissedebiliyorum sen benim ruh ikizimsin çok yalnızım çok çaresizim….
Balık beslemeye başladım hepsi çok güzeller bir balık kadar çaresizim herkese sahte gülücükler dağıtıyorum. Ağlamak istiyorum saatlerce günlerce hiç durmadan ama ağlayamıyorum…filmin sonunun son defa şarkısı gibi olmasını istemiyorum..
hep bir şansım daha olduğunu düşünerek yaşıyorum her gün her dakika her an seni düşünüyorum ve seni hala çok seviyorum….

18 Mayıs 2012 Cuma

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Süper Final Hakkında

Hiç olmadığı kadar futboldan soğudum son bir ay içerisinde...
Değil maç seyretmek özet bile izlemiyorum yaşanan gelişmeler olaylar vs tiksinç bi durum var kendi penceremden baktığım haliyle....
Yazık yazık a.q. futbolun federasyon fb trabzon bjk gs lig tv hepsine sitemim onun için her isyan insanın kendisinde başlar diyor maç izlememe geleneğime uzunca yıllar devam edeceğimi belirtiyorum....
Onun için akşam gs kazanır yada kaybeden hiç iplemediğimi buradan şey etmiş olayım...

''Yeğen''


8 Mayıs 2012 Salı

Fight Club Replikler....







Başıma bir silah daya ve duvarları beynimle boya .






Dövüş Kulübü’nün birinci kuralı… Dövüş Kulübü hakkında konuşmayacaksınız.


Dövüş Kulübü’nün ikinci kuralı… Dövüş Kulübü hakkında KONUŞMAYACAKSINIZ.


Dövüş Kulübü’nün üçüncü kuralı… Birisi dur derse ya da sakatlanırsa kavga biter.


ve dördüncü kural… Sadece iki kişi dövüşür.


Beşinci kural… Her sefer sadece bir dövüş olur.


Altıncı kural… Tişört yok, ayakkabı yok.


Yedinci kural… Dövüş sürebildiğince uzun sürer.


Sekizinci ve son kural… Eğer bu Dövüş Kulübü’nde ilk gecenizse, dövüşeceksiniz.






İnsan sevdiğini öldürür diye bir söz vardır ya. Aslında bakın, insanı öldüren hep sevdiğidir.






” Bizim neslimiz Büyük Depresyon’u ya da Büyük Savaş’ı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş. Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız.” (Tyler Durden)






” Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük, ama olmayacağız. Simdi bunu anlamaya başlıyoruz. ” (Tyler Durden)






” Tüm umudunuzu kaybetmek özgürlüktür.” (Anlatıcı / Narrator)






“Babalarımız bizim için tanrı modeliydi.”






“Sen gerçek değilsin, o silah senin elinde değil aslında benim elimde” ( Anlatıcı / Narrator)






Dişlerinin arasında bir silahın namlusu varsa, yalnızca sesli harfleri söyleyebilirsin.










Dibe vurmadan özgür olamazsın.






Sahip olduklarımız bize sahip oluyor.






Acı ve çelişki olmasaydı hiçbir şeyimiz olmazdı.






Ben Jack’in dışlanmışlık hissedeniyim.






Elime tüfek alıp türünü korumak için çiftleşmeyen her pandayı vurmak istiyorum. Petrol tankerlerini açıp hiç görmeyeceğim Fransız sahillerini kirletmek istiyorum. Duman solumak istiyorum.






Biz kadınlar tarafından büyütülmüş bir erkek nesliyiz. Başka bir kadının aradığımız şey olduğunu sanmıyorum.






Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz.






Sahip oldukların sonunda sana sahip oluyor.






Gülüşünde iğrenc bir çaresizlik var.






İnsan uykusuzluk çekerken aslında hiç uyuyamıyor ve uyanık duramıyor.






Spor salonlarında ter atıp Calvin Klein in tanımladığı olanlara acıyorum. Bir erkek böylemi görünüyor.






Dinleyin Sürüngenler! Sizler özel değilsiniz, sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz! Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz! Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz!






Kendini geliştirmek mastürbasyondur, kendini yok etmek ise asıl soruların cevabı…






Sizler işiniz değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz. Sizler bindiğiniz arabalarınız değilsiniz. Kredi kartlarınızın limitleri değilsiniz. Sizler iç çamaşırı değilsiniz. Sizler dünyanın dans edip şarkı söyleyen pisliklerisiniz.






Damağındaki o küçük çizik, dilinle oynamasan hemen geçer ama duramıyorsun. Oynuyorsun.






Marla! Beni garip bir dönemimde tanıdın.






Uykusuzken hiç bir şey gerçek görünmüyor. Sanki her şey uzakta. Her şey suretin, suretinin sureti…